Koltuğun Gücü Değil, İnsanın Değeri

Bazı insanlar vardır; makamı temsil eder. Bazıları ise makamın arkasına saklanır.

Bugün etrafında kalabalıklar gören, her söylediği onaylanan, eleştiriye kulaklarını kapatan bazı kişiler, oturdukları koltuğun kendilerine ait olduğunu zannediyor. Oysa tarih boyunca değişmeyen bir gerçek var: Hiçbir makam sonsuza kadar sürmez.

Dün başkaları o koltuklardaydı, bugün siz varsınız. Yarın ise bir başkası olacak.

Ne yazık ki bazıları bu gerçeği unutuyor. Vatandaşın selamını duymuyor, eleştirisini düşmanlık sayıyor, makamın verdiği gücü kişisel bir ayrıcalık olarak görüyor. Oysa makamlar kibirlenmek için değil, hizmet etmek için vardır.

İnsanlar görev sürenizi değil, tavrınızı hatırlar. Kapısını çalan vatandaşa nasıl davrandığınızı, zor zamanında yanında olup olmadığınızı, adaletli davranıp davranmadığınızı unutmaz.

Bugün etrafınızda bulunanların bir kısmı makamınız için yanınızda olabilir. Ancak yarın o koltuk kalktığında yanınızda kalacak olanlar, gönlüne dokunduğunuz insanlardır.

Bu yüzden herkes bulunduğu makamın geçici olduğunu aklından çıkarmamalıdır. Çünkü gün gelir mühür gider, yetki gider, unvan gider. Geriye sadece insanlık kalır.

Koltuklar gelip geçicidir. Asıl mesele, o koltuktan kalktığınız gün insanların arkanızdan ne söyleyeceğidir.

Saygıyla anılmak mı?

Yoksa sadece bir zamanlar makam sahibi olmuş biri olarak hatırlanmak mı?

İşte bütün mesele budur.
Kenan Vural